11 Ocak 2015 Pazar

Ağlıyormusun...

ortak düşlerde uyuduğun sığındığın bir el bir sığınak bir dost.İhanetin yansıması bir dost.Tanrısal tüm dürtüleri yok eden; inancını evrensel sonsuzlukta zihnine hapseden bir sahtekar.Ve sahte suretlerle varettiği yaşamlar.biliyorum ızdırabını; yaşadığın her geceyi...Biliyorum her gözlerini kapadığında yalnızlığını.Biliyorum susamışlığını; sahtekar sanrılarını ve düş dediğin yansımalarını...içini kemiren ihanetini...Gülümse sahte tebessümünle; tanrıya gülümse sahtekar piç...Hapsolduğun evreni çevreleyen bana gülümse; belki kapılar açılır;belki tanrıda sana gülümser...

29 Mart 2014 Cumartesi

Grimsi!!!

    Sahte tebessümler mi atayım. İlahi yansımalara, gergin puslu atmosfere inat bir tebessüm mü ? Yıldırım düştü düşecek, kirli bir koku var titanların hırıltısı, kimlik çatışmasının soğukluğu evrene yansıyan gri gökyüzü. Hüviyetini bedenine sığdıramayan bir suretin çığlığı.Metal yoğunluğu yüksek bir kimlik, arınmalı, yükselmeli, kasvetli bir yağmur damlası bırakmalı evrene...Artık sus...

24 Ocak 2014 Cuma

Siktiri!!!

    Göt edermiş 2 duble rakı dört şişe bira adamı...Göt edermiş x promil alkol adamı... Göt edenmiş düşler adamı. Göt edenmiş tek sözcük adamı!!! ve göt edenmiş Karanlığa düş diye sarılan bedenin uğradığı yanılgı, yanılsama, benimseme, belki sevme, belki ihanet, belkide sığıntı...Yanılgıdır tüm evren...Sahtekar evren...Yalnızlıktır tüm savunu...Yalnızlıktır tüm gerçek. Soğuktur, belki rüzgar, belki gözyaşı, belki sessizli, belki ölüm!!!

Göz Yaşım...

    Karanlık çökünce kahır kaplar tüm evreni... Aydınlığın hançeridir tenine kesikler atan...Düşlerin kabusa yenik düşmesidir akan kanın pıhtıları...Tanrının gözlerini dinlendirmesidir karanlık...Bedenlerin sessiz çığlığı!!!Gözyaşlarının uykusu...

29 Aralık 2013 Pazar

Safsata...

     Kendi evrenini inşa ederken bırakmayı unuttuğun tuğlalar gün gelir canını yakarsa ihaneti ihmali suretlere malederek rahatlatmaya çalıştığın benliğine sırtını dönen bizzatihi kendi mimarindir...

Kimliksiz Piç...

     Sanrıların yanılgısında iblis ilanedilen tapılası evrensel tasarım... Kaygısal dürtülerin ayuka çıktığı bir yaşam düşü...Tanrının merhametinde madde bağımlılığını affettirmeye çalışan kimliksiz piçler kervanı...Görsel efektlerin üst düzey olduğu sahneyi seyrederken rahatlayan bedeniniz terkeden ruhunuzun yüküyle nekadar mutlu olur sanırsınız!!!

28 Aralık 2013 Cumartesi

Yakarış...

        Bağımsız ruh serpintileri gece yarısı savrulur atmosfere. Bazen yadırgarlar kayıp kimliklerini bazen göz yaşı dökerler maskelenmiş, sindirilmiş bedenlerine... Bir melek edasında sahip olurlar tüm evrene tüm atmosfere, benliklerine... Hissiz sessiz sakin şevkatle basar bağrına bedenini benliğini... Güzel bir düştür bu gerçek...

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Şar'ap...

Bir yılı aşkındır her yokladığında bu melodi kulağımı, bunun eşliğinde şarap içeceksin diyip durdum, içemedim...Sanırım yaprakların sarardığı anı yakalayamadım güneşin tatlı sarısını; belkide şarabın büyüsünden korktum anısal yükünden uzaklaştım...Umarım mevsiminde yakalarım o zamanı...Hafif üşürken yakalar beni bu melodi bir dağın tepesinde bir taşın üstüne oturur elimdeki çöple toprağı eşelerken sonbahar sarısında gülümser güneş üşüyen bedenime...

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Bekleyiş...

      Kahrolası bir düş işte uyanmanın umuduyla geçiştirmeye çalıştığın düş; adı yaşam... Zaman kavramının yanılgısında tüm objelerin sükunetinde yaşlanan bir sen...bir nefes duman bir kadeh içkiyle teselli ettiğin, seyahat edeceğin otobüsü beklerken bir elin cebinde paltonun yakası dik sigaranın dumanıyla soğuk soluğun, ayrıştıramadığın dumanında beklediğin hasret. Ya sigaram biterse ve hala burdaysam kaygısı...Ya yanlış duraktaysam!!!

21 Haziran 2013 Cuma

Yinelem...

      Yinelem...Evrene karışıp varolman gereken tüm boyutları sınadığın halde yansıyan suretine acınası bakışlar atıyorsan tanrı düşmüş demektir...Tanrı terkettiğin karanlığında yalnızlığında usulca seni beklemekte küçük bir çocuğun olan bitenden habersiz oyuncaklarıyla oynar gibi suskuda beklemektedir...tatmin edemeyen karışıp sınamak istediğin evren mi yoksa sensizliğin mi...kendini dinleyebildiğin kendinden yansıyanı görebildiğin yer karanlığın karanlığında varettiğin düşlerin gerçeğin ta kendisi...Hoşbulduk karanlığım, benliğim...